👑 Rıza Pehlevi’nin İsfahan’da “Aslan ve Güneş”in Ulusal Devrimi kapsamında 12 siyasi tutuklunun ve gözaltına alınanların yakında idam edilme riskine ilişkin uyarısı

18 yaşındaki Erfan Esfandiari ve 23 yaşındaki Gül Muhammed Muhammedi (Afgan vatandaşı), bugün idam edildi. İsfahan’daki Alī Qānān Meydanı davasında verilen hüküm alanlardan ve “Ulusal Devrim Dey 2585” (1404) kapsamında gözaltına alınanlardan oldukları belirtildi.

Geçtiğimiz günlerde de bu davadaki mahkumların hücre hapsine/tecrit hücrelerine sevk edildiğine ve idam cezalarının yakında uygulanacağına ilişkin endişelerin arttığına dair raporlar yayımlanmıştı.

Bu raporlar, İslam Cumhuriyeti’nin suç teşkil eden rejiminin bir kez daha İranlı yurttaşlara karşı korkunç bir suç işlemeye eşiğinde olduğunu gösteriyor.

Yayımlanan bilgilere göre, İsfahan’da “Aslan ve Güneş”in Ulusal Devrimi’nde gözaltına alınanlar arasından Ali Rıza Sepahi, Abolfazl Sepahi, Ka’im Hassini, Şervin Bağyaryan, Amir Hüseyin Safri, Amir Hüseyin Maleki, Ali Dashti, Ebu’l-Fazl Abrahimi, Alı Rıza Ra’isi ve Amir Hüseyin Abrahimi—Analoça—devlet destekli/suç ortağı olunan bir öldürülme yönünden ciddi risk altında.

Uluslararası insan hakları kurumları ve dünyanın demokratik ülkelerinin yetkililerinden, bu zalim ve ortaçağ zihniyetli kararların uygulanmasını engellemek için tüm hukuki, siyasi ve diplomatik kapasitelerini kullanarak derhal harekete geçmelerini ve böyle bir suçun sonuçları konusunda İslam Cumhuriyeti’ni sorumlu tutmalarını istiyoruz.

Ayrıca İranlı tüm hemşehrilerden, insan hakları aktivistlerinden, siyasi ve sivil figürlerden ve dünyanın dört bir yanındaki tüm uyanık vicdanlardan da, bu siyasi tutukluların sesini kamuoyuna ulaştırarak bu cesur İran evlatlarının hayatlarını kurtarmak için çaba göstermelerini istiyoruz.

Bu hükümlerin uygulanmasının yasadışı ve adaletsiz olduğuna; bunun insan haklarının en temel ilkelerinin açık bir ihlali olduğuna dikkat çekiyoruz. İran’da bu devlet eliyle gerçekleştirilen öldürmelerin emrini verenler ve failleri, yarın adil bir mahkeme önünde ve hukukun üstünlüğü temelinde hesap verecekler.

Ölüm cezasını korku ve dehşet yaratmak ve özgürlük isteyen İranlıların sesini kısmak için bir araç olarak kullanmak, bu zalim rejimin gücünün bir işareti değildir; tersine, İran halkı nezdinde meşruiyetini tamamen yitirmiş olan iktidarın duyduğu korku ve çaresizliğin kanıtıdır.

Bu zalim rejimin ve onun kalıntılarının çadırı, İran’ın büyük halkının iradesiyle yakında ortadan kaldırılacak ve Özgür İran’ın geleceği hukukun üstünlüğü ve insan onuru üzerine kurulacaktır.