İran ve BAE; Tehditlere rağmen neden tüm iletişim kanalları tamamen kapatılmıyor?
🔸Sahil şeridi boyunca aralarında on yıllardır süren ticaret ve gidip gelmenin olduğu iki ülke için, son gelişmeler yalnızca kısa bir diplomatik gerilim dönemiyle sınırlı kalmayabilir. İran’a yönelik yaptırımlarla kuşatılmış ekonomi açısından BAE, dünyaya erişimde önemli bir güzergâh olmuş; coğrafi yakınlık da iki tarafın güvenliğinin, anlaşmazlık dönemlerinde bile, birbirine bağlı hale gelmesine yol açmıştır.
🔸Şimdi ise her iki taraf da, karşı tarafın davranışının bedelini artırmaya çalışıyor; oysa tüm iletişim yollarının kesilmesi, kriz yönetimi için mevcut bazı imkânların da ortadan kalkmasına neden olabilir. Peki Tahran ile Abu Dabi arasındaki ilişkiler nasıl yorumlanmalı ve iki taraf arasındaki bu ölçüdeki düşmanlığa rağmen neden ilişkiler hâlâ sürüyor?
🔸İran ile BAE arasındaki ekonomik ilişkiler her zaman iki ülke arasındaki iletişim kanallarından biri olarak görülmüştür ve bu konum iki taraf için de avantajlar sağlamıştır. Batılı yaptırımların son yıllarda genişlemesine tanık olan Tahran açısından Dubai, uygulanan kısıtlamaların bir bölümünü aşmak için ticarete dönük bir alan anlamına geliyordu.
🔸Ancak BAE de çeşitli şekillerde bu konumdan, İslam Cumhuriyeti’nin yararına olacak biçimde fayda sağlamıştır. Savaş öncesi yıllarda Birleşik Arap Emirlikleri, ABD ile güvenlik iş birliğini ve İsrail’le ilişkilerin genişletilmesini, Tahran’la bağlantıyı koruyarak yürütmeye çalışıyordu. Dubai, İranlı tüccarların faaliyet yürüttüğü ve ekonomik mübadelelerin aracılar üzerinden yapıldığı bir merkez olmaya devam etti; BAE’li yetkililer de kuzey komşularıyla diyalog ihtiyacından söz ediyordu.
Bu raporun tamamını Radio Farda’nın web sitesinde okuyun.
Yorumlar
En iyi yorumlar