“İçeride kalırsan donup kalırsın; ya zincirden kurtulup işe girişeceksin ya da avuç avuç sakinleştirici hap içeceksin.”
Bu, Sepideh Ghalian’ın hapis cezası sırasında çalıştığı yıllara ilişkin anlatımıdır. Ghalian’a göre bu yerde, tutukluların ağır hapis koşullarına dayanabilmek, yaşam masraflarını karşılayabilmek ve bazen hatta telefonlara ve ziyaretlere erişim sağlamak için çalışmak zorunda bırakıldıkları söylenmektedir. Bazı durumlarda bu çalışmalar, çok düşük ücretler ve sömürüye benzer koşullarla birlikte yürütülmüştür.
Ancak aynı deneyim, Sepideh Ghalian’ın zihninde farklı bir fikir oluşturdu: Çalışmak, tutukluları sömürmek için bir araç olarak değil; mali bağımsızlık ve insanlık onurunu korumanın bir yolu olarak.
“Ma” atölyesi artık, tutuklu kadınların ve eski tutukluların yaptığı deri el işlerinin satıldığı bir yer. Ghalian’ın söylediğine göre bu proje, çalışmadan elde edilen gelirin doğrudan tutukluya gitmesini sağlamaya ve onu bağımlılıktan ile sömürüden uzak tutmaya çalışıyor.
Bu raporun yazarı Raqiyeh Rezaei ile yaptığımız görüşmede, Sepideh Ghalian’ın yedi yıllık hapishane deneyimine dair anlatısını; tutukluların çalışma koşullarını; zorunlu işçilik deneyimini ve “Ma” atölyesinin oluşumunu konuştuk. Bu röportajın tam sürümünü IranWire TV’de ve IranWire YouTube kanalında izleyin.


Yorumlar
En iyi yorumlar