🔸Hürmüz’de güvensizlik; tankerlerin kârı yükseliyor, bedeli halka yansıyor

🔻Daniyal Babayani’den bir rapor

Hürmüz Boğazı’ndan geçmek bazı tanker sahipleri için öyle bir gelir sağlıyor ki, saldırı riski bulunmasına rağmen faaliyetlerini sürdürmeye istekliler. Ancak ulaşım şirketlerinin gelirini artıran bu yüksek navlunlar, petrolün ve malların taşınmasını da daha ağır bir maliyete dönüştürüyor; uzmanlara göre bu maliyetin bir bölümü üreticilere, en nihayetinde de tüketicilere aktarılıyor.

Hürmüz’de gemilere yönelik saldırılara ilişkin yeni raporlar, İran ile ABD’nin deniz mayınlarını temizleme konusunda anlaşmazlığının meselenin yalnızca bir kısmı olduğunu gösteriyor. Ana rotalar mayından arındırılmış olsa bile, mühimmat isabet etme riski ya da saldırganların teknelerine yaklaşma tehlikesi, gemilerin geçişini hâlâ pahalı ve güvensiz kılabilir.

Petrol ve enerji uzmanı Dalgа Khatīn-Oğlu, Deutsche Welle’ye yaptığı açıklamada, navlundaki sert artışın riski kabul etmek için yüksek bir mali motivasyon yarattığını söylüyor.

Şöyle diyor: «Tanker kiralama maliyetleri o kadar yükseldi ki, 10 katın üzerine çıktı. Petrol taşımacılığından gelen yüksek gelir de, özellikle daha eski tankerlere sahip bazı sahiplerin saldırı riskini kabul etmesine yol açtı.»

Deutsche Welle’ye konuşan ekonomist ve üniversite öğretim üyesi Ahmed Alavi ise, deniz güvensizliğinin İran’da halkın yaşam maliyetine birkaç kanaldan yansıdığını; bunlar arasında navlun ve sigorta artışı, yüklerin tesliminde gecikmeler ve malın tedariki ile muhafazasına ilişkin finansman maliyetlerinin yükselmesi yer aldığını belirtiyor.

Şöyle diyor: «Bu baskı sadece ithal mallarla sınırlı kalmıyor. Fabrikalar ve iç üreticiler de hammadde, parçalar ve makinalar için ithalata bağımlı. Bu nedenle taşımacılığın pahalılaşması, iç üretimin maliyetini de artırabilir.»