ABD’de borçlanma maliyetleri artıyor; aynı zamanda yakıt fiyatları da yükseliyor 🖌Şahyâr Cenjidi, BBC muhabiri, Washington

ABD Merkez Bankası’nın (Federal Reserve) bugünkü politika faizini yüzde 0,25 puan artırarak yüzde 3,75 ila 4 aralığına çekmesi, enflasyonun kalıcılığına ilişkin endişelerin daha da ciddileştiğinin işareti olarak değerlendirilebilir. Bu karar, 12 oy veren üyenin tamamının olumlu oyuyla alındı.

Bu, ABD Merkez Bankası’nın son üç yıl içinde ilk kez temel faiz oranını artırması anlamına geliyor.

Amerikalı aileler ve ekonomik işletmeler için faiz oranlarındaki artış, kredinin daha pahalı hale gelmesine, finansmana erişimin zorlaşmasına ve büyük alımlar ile yatırımların azalmasına yol açabilir. Enflasyonu frenlemeye yardımcı olan mekanizma budur; ancak ekonomik büyümenin ve istihdam yaratımının yavaşlama riskini de artırır.

Siyasi açıdan bakıldığında, böyle bir karar, Donald Trump’ın hükümeti için ara seçimler öncesinde hoş karşılanacak bir adım değil. Cumhurbaşkanı faiz oranlarının düşürülmesini istiyor; ancak merkez bankası şimdi bu yönde yani artırma yönünde hareket etmiş durumda. Bu farklılık, Federal Reserve’nin bağımsızlığı için bir test olarak görülebilir.

İran’la savaş da bu kararı etkileyen bir unsur oldu. Federal Reserve, temmuz ayında enerji fiyatlarındaki sıçramayı; savaşın, enerji üretimi ve taşımacılık maliyetlerini artırmasını; Hürmüz Boğazı’nda deniz taşımacılığındaki aksamalara ve ilgili enerji altyapısına verdiği zarara bağlamıştı. Şimdi denebilir ki İran’la savaşın uzaması, sadece yakıtın pahalanması nedeniyle ABD’deki ailelerin üzerine binen mali baskıyı artırmakla kalmadı; aynı zamanda onlar için borçlanma maliyetlerini de yükseltti.

Hashtags: ["BBC Persian"]