Birleşik Arap Emirlikleri’li siyasi analist Salem el-Ketbi, Jerusalem Post’ta yayımlanan bir köşe yazısında Ortadoğu güvenliğine yönelik asıl tehdidin İslam Cumhuriyeti’nin saldırı amaçlı füze programı olduğunu, Körfez ülkelerinin savunma kabiliyetlerini güçlendirmek için yaptıkları çabalardan kaynaklanmadığını belirtti.
Tahran’ın füzeleri caydırıcılık, baskı uygulama ve bölgesel nüfuzu genişletme için bir araca dönüştürdüğünü; Körfez ülkelerinin ise ağırlıklı olarak savunma sistemlerine güvendiğini savundu.
El-Ketbi, ABD ile İslam Cumhuriyeti arasındaki 2026 savaşına atıfta bulunarak Körfez ülkelerine yönelik füze ve insansız hava aracı saldırılarını bu ülkelerin kırılganlığına işaret olarak değerlendirdi ve ekonomik istikrarın ile uluslararası ilişkilerin onların hedef alınmasını engellemediğini vurguladı.
Ayrıca İslam Cumhuriyeti’nin ucuz füzeler ve insansız hava araçlarını kullanmasının, bölge ülkeleri üzerinde ağır savunma maliyetleri doğurduğunu yazdı.
Ona göre bölgedeki kalıcı güvenlik, İslam Cumhuriyeti’nin saldırı amaçlı füze kapasitesine yönelik gerçek bir sınırlama getirilmesini ya da Körfez ülkelerinin orantılı bir caydırıcılık oluşturma hakkının tanınmasını gerektirir.


Comentarios
Comentarios destacados