🗣 “Zorunlu başörtüsüz sokağa ilk çıktığınız ilk anınızda ne hissettiniz?” sorusuna yanıtınız — Perşembe 26 Şehriور:
🔹Benim için zorunlu başörtünün kaldırılması, olması gerektiği gibi özgürlük hissi vermedi. Çünkü bu, binlerce gencin bu günlere ulaşmak için ödediği ağır bir bedeli hatırlatıyordu.
🔹Bize uğrunda canlarını feda edenlere karşı minnettarlık hissi duydum.
🔹Başörtümü kendim seçtiğim için çıkarmadım. Ama çocuklarımızın cesur olduğunu ve kendi giyim tarzını seçtiğini görünce, ayrıca ne kadar da güzel olduklarını görünce zevk alıyorum.
🔹Başörtüsüz ilk kez dışarı çıktığımda, saçlarımdaki rüzgâr hissiyle birlikteydi; özellikle de her zaman şalın altında terleyen boynumla. Çünkü biz çok ama çok sıcak bir şehirde yaşıyoruz.
🔹Kendimi hafif ve özgür hissediyordum; sanki gerçek benliğimmişim gibi.
🔹Yaşlı bir beyefendi bana birkaç dal çiçek verip “Bizim de geleceğimiz İran’ımız. Amca iyi ol, her nerede olursan bedenin sağlıkla olsun.” dedi.
🔹Bu kadar çok destek veren ve saygılı şekilde davranan beyefendiler vardı; unutulmayacak o his öylece aklımda kaldı.
🔹Şalımı ilk kez çıkarıp saçlarımı açtığımda çok iyi bir his duydum. Nefes aldım. Biraz içim ürperdi ve korktum. Sonra özgürlük hissettim. Rüzgâr saçlarıma vurdu ve keyfini çıkardım.
🔹Fîrûzkuh gibi küçük şehirlerde, başörtüsünün ilk kaldırıldığı dönemlerde bu çok zordu. Eşim o zamanlar “değersizler”in bakışlarından çok zarar görüyordu; ama şimdi normalleşti.
🔹Boynumda bile artık şal olmadığı, tamamen başörtüsüz ve korkusuz bir şekilde dışarı çıktığım ilk gün yağmur yağıyordu. Cîna’nın gittiğini—onun gidiş haberini—duymuştum. Saçlarımı gül domatesi gibi kızartıp (kızıl/yeni bir boya gibi) aynı ev kıyafetlerimle iki saat boyunca yağmurun altında yürüdüm ve hey hey—durmadan ağladım.


Yorumlar
En iyi yorumlar