🔶 Uluslararası Atom Enerjisi Kurumu, Esad dönemine ait nükleer materyalleri Suriye’den çıkarıyor

Axios web sitesi Salı günü 11 Ağustos’ta (20 Mayıs) yayımladığı haberde, Beyaz Saray’ın Şam ve İsrail’le vardığı uzlaşıların ardından, Uluslararası Atom Enerjisi Kurumu’nun yakında Esad döneminden kalan nükleer materyallerin Suriye’deki gizli tesislerden çıkarılacağını bildirdiğini yazdı.

İsrailli ve Amerikalı yetkililerin aktardığı bu habere göre, söz konusu gizli tesisle ilgili “tehditlerin ve perde arkasındaki diplomasinin kayda değer bir takası” birkaç ay önce gerçekleşti ve bu mesele, bu materyallerin çıkarılmasına ilişkin—muhtemelen yıl sonuna kadar yapılacak—bir anlaşmaya varılmasıyla birkaç hafta önce çözüldü.

İsrail, 2007 yılında Suriye’nin Deyr ez-Zor kentinde yer alan “El-Kader” adlı reaktörü bombaladı; İsrail’in değerlendirmelerine göre, ABD ve Uluslararası Atom Enerjisi Kurumu’nun da paylaştığı görüşe göre, o dönemin Suriye Cumhurbaşkanı Beşar Esad, gizli bir nükleer silah programı inşa ediyordu.

İsrail’in 2018’e kadar hakkında yorum yapmadığı bu saldırının, Esad rejiminin nükleer silah inşa etme çabalarına son vermiş olabileceği düşünülüyor. Bununla birlikte Axios’a göre, bu sitedeki bazı araştırma-geliştirme merkezleri ve depolama tesisleri hasarsız kalmış haldeydi.

Axios’un aktardığı habere göre, iki İsrailli yetkili, Esad hükümetinin “99 numaralı site” olarak bilinen bir tesisin, El-Kader reaktörünün yıkılmasının ardından kalan nükleer materyallerin muhafazasında kullanıldığını söyledi.

Habere göre bu materyaller; sarı kek, uranyum cevher madeni tozu gibi, “kirli bomba” yapımında—radyoaktif maddeleri de dağıtan konvansiyonel bir bomba—kullanılabilecek türden maddeleri içerebiliyor ya da daha fazla zenginleştirme ile gerçek bir nükleer silah üretmek için kullanılabiliyordu.

2024 yılının sonunda, Esad hükümeti, şimdi Suriye devletini elinde bulunduran İslamcı isyancılar tarafından devrildiğinde, İsrail El-Kader tesislerine girişleri bombaladı.

Axios’a göre bunun ardından İsrail ve ABD bir yıldan fazla süreyle “99 numaralı site” hakkında görüştü ve Beyaz Saray’ın üst düzey yetkilileri ile İsrail Başbakanlık Ofisi bu konuda karşılıklı temas halindeydi.

Uluslararası Atom Enerjisi Kurumu Genel Müdürü Rafael Grossi, Haziran 2025’te Suriye’nin, eski şüpheli nükleer tesislere yönelik denetçilere erişim konusunda onay verdiğini açıkladı.

Axios’un haberine göre İsrail, bu tesislerden nükleer materyallerin çıkarılmaması ya da yeni Suriye devletinin bu tesislere erişim şartlarını sağlamaması halinde bu merkezi hedef alacağını tehdit etmişti; ancak bir ABD’li yetkiliye göre bu tehdit hiçbir zaman fiilen uygulamaya geçmedi.

Habere göre İsrail ve ABD bu konuda yeni Suriye devletiyle iş birliği yapmaya karar verdi. Öte yandan birkaç hafta önce İsrail, bu tesislerde yeni Suriye hükümetinin bu materyallere ulaşmaya çalıştığına dair şüphe uyandıran faaliyetler tespit etti.

İsrailli yetkililer, yeni Suriye devletinin yakın müttefiki olarak Türkiye’nin Şam’ın bu materyallere ulaşmasına yardım edebileceğinden endişe duyuyordu.

Axios’un haberine göre, Trump yönetimi ardından Uluslararası Atom Enerjisi Kurumu’nu bu sürecin içine dahil etti ve bu kurumla Suriye devleti arasında üç hafta önce imzalanan bir anlaşmaya varıldı.

Axios’a konuşan bir ABD’li yetkili, Washington’un «bu materyallerin çıkarılmasına yönelik sürecin yakında başlamasını ve yıl bitmeden tamamlanmasını» umduğunu söyledi.

Buna rağmen Beyaz Saray, Uluslararası Atom Enerjisi Kurumu ve İsrail Başbakanlık Ofisi bu haberle ilgili yorum yapmayı reddetti.