🔸 پس از جنگ، آیا طبقه متوسط ایران به سمت فقر رانده می‌شود؟

🔻Daniyal Babayani’den bir rapor

Tahran’da yaşayan bir ev hanımı olan Mina için savaş, artık hava saldırıları ya da hesaplı biçimde yapılan askerî açıklamalarla ölçülmüyor. Ölçütü, aile sofrasından birbiri ardına kaldırılan şeyler.

Deutsche Welle’ye şunları söylüyor: «Geçen yıl savaş başladığından beri her gün daha yoksul oluyoruz. Kırmızı et aldığımız en son zamanı gerçekten hatırlayamıyorum. Onun yerine tavuk alıyorduk ama şimdi hatta tavuk bile lüks bir ürüne dönüştü. Artık birikim yapmayı düşünmüyoruz. Sadece evin kirasını nasıl ödeyeceğimizi ve nasıl yemek alacağımızı düşünüyoruz.»

Uluslararası Para Fonu, İran ekonomisinin bu yıl yüzde 5,4 küçüleceğini ve enflasyonun yaklaşık yüzde 69’a ulaşacağını öngörüyor. Dünya Bankası da savaşın, ticaretin azalmasının ve süregelen güvensizliğin İran ekonomisine ağır bir baskı oluşturduğunu belirtiyor.

İsveç’te yaşayan ekonomist ve araştırmacı Ahmed Alavi, savaşın İran’da bir ekonomik krizi tek başına yaratmadığını, ancak bunu ciddi biçimde ağırlaştırdığını düşünüyor.

Deutsche Welle’ye şunları söylüyor: «İran bu çatışmaya, enflasyonun halihazırda yüzde 40’ın üzerindeyken girdi; ulusal para biriminin değeri düşüyordu, kronik bütçe açığı vardı ve ülke yıllardır ambargo altında kalmıştı.»

Ekonomik baskı yalnızca hanelerle sınırlı değil. İran’da özel sektör de bunun sonuçlarıyla boğuşuyor.

Gorgan’da yaşayan bir tüccar olan Murtaza, Hürmüz Boğazı’ndan taşımacılığın zorlaşmasının ardından bölgedeki ticaret yollarının hızla değiştiğini söylüyor.

Deutsche Welle’ye şunları söylüyor: «Çin, Dubai’nin tedarikçi boşluğunun bir kısmını çok hızlı bir şekilde doldurdu. Körfez ülkelerinin aksine Çin, Orta Asya’nın demir yolu hatları üzerinden de malları gönderebiliyor; böylece deniz taşımacılığıyla ilgili birçok riskten ve taşımacılık gecikmelerinden kaçınabiliyor.»