Suudi Arabistan Dışişleri Bakan Yardımcısı Râid el-Karmilî, “Mekke Ortak Savunması” anlaşmasına dayanarak, Suudi Arabistan, Türkiye ve Pakistan’ın üç ülkesinden herhangi birine yönelik dışarıdan yapılacak her türlü silahlı saldırının, her üç ülkeye de yönelik saldırı olarak değerlendirileceğini bildirdi.

El Arabiya kanalına göre Karmilî, bu anlaşmanın üç ülke arasındaki stratejik ve tarihi ilişkilerin bir yansıması olan, yıllar süren ayrıntılı müzakerelerin ürünü olduğunu söyledi. Ona göre anlaşma, ortak savunma kabiliyetlerini güçlendirmek, stratejik caydırıcılığı artırmak, askeri hazırlığı geliştirmek ve ortak tehditlerle mücadele için savunma kapasitesini birleştirmeyi hedeflemek amacıyla imzalandı.

Suudi Arabistan Dışişleri Bakan Yardımcısı, anlaşmanın bir askeri eksen ya da mezhepsel ve dini bir ittifak kurulması anlamına gelmediğini; nükleer programlarla veya silahlanma yarışmasıyla ilgisi bulunmadığını; bunun yerine yerli ve sürdürülebilir savunma kabiliyetlerinin geliştirilmesine odaklandığını vurguladı.

Ayrıca Karmilî, “Mekke Ortak Savunması” anlaşmasının Suudi Arabistan’ın Körfez ülkeleriyle, Arap dünyasıyla ve Asya’daki diğer uluslararası ortaklarıyla olan stratejik ilişkilerine zarar vermeyeceğini, bölgede hiçbir ülkenin güvenliği için tehdit oluşturmayacağını ve üç ülke ile diğer devletler ya da örgütler arasında mevcut bulunan ikili veya çok taraflı anlaşmaların yerine geçmeyeceğini söyledi.