🔶 “Öğrenci liderleri”nin adlarının yayımlanması; İran’da protestoların başlamasından duyulan korku

🔻 Murad Rehmatî’nin raporu

Amerika Birleşik Devletleri ile İslam Cumhuriyeti arasındaki yıkıcı bir savaşın sürdüğü aynı zamanda, toplumun içinde de başka bir mücadele alevlenmiştir. Bazı siyaset analistleri, İran hükümetinin halk protestolarının başlamasından endişe duyduğunu ve bu protestoları önceden “mühendislik” etmeye çalıştığını söylüyor.

İstihbarat Bakanlığı yakın zamanda yüzlerce medya kuruluşunun ve “muhalif insan-medya”nın adlarını yayımladı ve bunların varlıklarına el konulduğunu duyurdu; ancak çok geçmeden öğrencilere yöneldiler.

“İfşadan öğrenciye tehdide” başlıklı bir haberde Şark gazetesi, aralarında “İhvan el-Muhtabirin”, “Kaftarıyab”, “Zombi-yab” ve “Deaşjo”nun da bulunduğu bazı Telegram kanallarının, çeşitli üniversitelerden öğrencilerin kimlik bilgilerini aynı anda kamuya açıklamaya başladığını yazdı; bu bilgiler öğrencilerin ad ve soyadını, ulusal kimlik numarasını, ikamet adresini ve öğrenciler ile aile üyelerinin telefon numaralarını içeriyor.

Bu verilerin yayımlanması, tehdit içerikli mesajlar dalgası, okuldan atılma ve gözaltı tehdidi ve ayrıca öğrencilerin ailelerini ile iş yerlerini rahatsız etmeyle birlikte geldi; bunun sonucunda öğrencilerin kişisel, akademik ve mesleki hayatları aksadı.

Yayımlanan bilginin genişliği ve üniversite not çizelgeleri gibi belgelerin varlığı, bu kanalların yöneticilerinin genellikle yalnızca üniversiteler ve resmi kurumların elinde bulunan verilere nasıl ulaştığı sorusunu gündeme getiriyor.

Şark, raporunun sonunda şu ana kadar netleşen şeyin; öğrencilerin özel bilgilerinin sızdırılması ve bu bilgilerin onlara karşı misilleme/hesaplaşma amacıyla kullanılması olduğunu yazdı.