Prens Rıza Pehlevi, bir mesajında kaynaklar, sınırlar ve Hazar Denizi’ndeki İran’ın haklarıyla ilgili hiçbir kararın; İran milletinin rızası ve gerçek katılımı olmadan meşruiyet kazanmayacağını ve İran’ın Hazar Denizi’ndeki haklarının alınıp satılamayacağını ya da göz ardı edilemeyeceğini belirtti.
Prens Rıza Pehlevi şunları yazdı: “İslam Cumhuriyeti, ciddi yapısal zayıflık koşulları ve meşruiyet krizi içinde, Hazar Denizi’nin hukuki rejimine ilişkin rejim sözleşmesini (Aktau Sözleşmesi) hayata geçirmek ve uygulamak niyetindedir.”
O, 1921 ve 1940 yıllarında İran ile Sovyetler Birliği arasında yapılan antlaşmalar temelinde, Hazar Denizi’nin hukuki rejiminin tarafların ortak hakları ve mutabakat ile ortak menfaatler ilkesine dayandığını ekledi.
Prens Rıza Pehlevi ayrıca şunları yazdı: “Tüm kıyıdaş ülkelerin oybirliği ilkesini dolanarak fiilen İran’ın tarihsel konumunu zayıflatan ve ülkenin Hazar Denizi’nin kaderinin belirlenmesindeki rolünü azaltan tehlikeli bir yenilik söz konusudur.”
Prens Rıza Pehlevi, “Mevcut sürece ilişkin tavrım da aynıdır. İslam Cumhuriyeti’nin bu sözleşmenin kabul edilmesine yönelik çabasını, İran’ın ulusal menfaatleriyle bağdaşmayan bir girişim olarak görüyorum.” açıklamasında bulundu.


Yorumlar
En iyi yorumlar