🔸Peşas 752 uçağında hayatını kaybedenlerin ailelerinden oluşan Aileler Derneği, Uluslararası Af Örgütü’nün İslam Cumhuriyeti’nin 1401 yılında protestoların bastırılması sırasında “insanlığa karşı suçlar” kapsamında ülke çapındaki ve yerel makamların rolüne ilişkin cezai soruşturma zorunluluğuna dair yayımladığı güncel rapora ilişkin yaptığı açıklamayı memnuniyetle karşıladı.
🔸Derneğin cuma günü 27 Şehriyar tarihinde yayımlanan bildirisinde, Uluslararası Af Örgütü raporunun Peşas 752 uçak dosuna açıkça değinmediği belirtilirken, ancak bu rapordaki belgelerin, bu uçakta hayatını kaybeden aileler açısından insanlığa karşı daha geniş bir suç zincirinin parçası olduğu vurgulandı.
🔸Bildiri, bu zinciri açıklarken şunları yazdı: “Aralık 1398’den, ‘Kadın Yaşam Özgürlük’ sloganının yer aldığı protestolardan ve Dey 1404 protestolarından da görüldüğü üzere, halk hareketlerinin ve protestoların bastırılmasında kendini gösteren bir zincir; Peşas 752 uçağının düşürülmesinde de ortaya çıktı.”
🔸Bildiri, “Bu dosyalardaki ortak noktanın, doğrudan faillerin sorumluluğunun ötesine geçmek ve bu eylemlerin tasarımı, emir verilmesi, karar alınması, uygulanması ya da bu eylemlerin gizlenmesinde rol oynayan yapıların ve makamların rolünün incelenmesi gerekliliği” olduğunu vurguladı.
🔸Ukraynalı uçak kazası mağdur aileleri, “Bu zincir hakkında gerçeğin ortaya çıkarılması ve sorumluların hesap vermesini sağlamak; cezasızlık döngüsünü sona erdirmek ve mağdurlar için adaleti garanti altına almak açısından temel bir şarttır” dedi.
🔸Uluslararası Af Örgütü, “Kadın Yaşam Özgürlük” protestolarının bastırılmasına ilişkin hazırladığı bin sayfalık bir raporda, baskıların komuta zincirinde en üst yönetim kademelerinden yerel komutanlara kadar uzanan zincirde, İslam Cumhuriyeti’nin 87 yetkilisini tespit edip belgelendirdi ve onların “insanlığa karşı suçlar” kapsamındaki rollerine ilişkin cezai soruşturma çağrısında bulundu.
🔸Uluslararası Af Örgütü, şuna dikkat çekiyor: “Cezasızlığın sürdürülmesinin maliyeti yıkıcı olmuştur. İran için uluslararası bir ceza adaleti mekanizmasının kurulması zamanı, protestolar sırasında başka bir katliam gerçekleşmeden çoktan gelmişti.”
🔸Bu insan hakları kuruluşu, çarşamba günü 25 Şehriyar tarihinde yayımladığı bir bildiride de, “Bu protestoların bastırılması sırasında insanlığa karşı suçların mimarlarının; daha fazla katliamı önlemek için uluslararası düzeyde adalete teslim edilmesi gerektiğini” vurguladı.


Yorumlar
En iyi yorumlar