Mark Esper, eski ABD savunma bakanı, İslam Cumhuriyeti’nin Hürmüz Boğazı’nın yeniden açılması için ileri sürdüğü yeni koşulların Tahran’ın kendisini daha üstün bir konumda gördüğünü ve geri adım at niyetinde olmadığını gösterdiğini söyledi.

Esper, ABC News’la yaptığı görüşmede, İslam Cumhuriyeti’nin talepleri arasında yer alan yaptırımların kaldırılması, deniz ablukasının sona erdirilmesi, ABD birliklerinin çekilmesi ve tazminat ödenmesini “gülünç” olarak nitelendirdi ve bu koşulların derhal reddedilmesi gerektiğini söyledi. Esper, Tahran’ın Hürmüz Boğazı kozunu kullanarak Washington’u taviz vermeye zorlamayı umduğunu ekledi.

İslam Cumhuriyeti’nin ekonomik kriziyle ilgili bir işaret olmasına rağmen Esper, bu baskıların henüz Tahran’ın pozisyonunu zayıflatmadığını söyledi. Esper, askeri komutanların karar alma mekanizmasını elinde tuttuğunu ve ABD’nin Avrupa ve Asya’daki müttefikleriyle iş birliği yaparak İslam Cumhuriyeti’nin ekonomik kuşatmasını yoğunlaştırması için Trump yönetimine çağrıda bulunduğunu belirtti.

Esper ayrıca Husi’lerin Suudi Arabistan’ın Cazan petrol rafinerisine saldırılarını ve İslam Cumhuriyeti’ne atfedilen, Birleşik Arap Emirlikleri’nin devlet petrol şirketiyle bağlantılı bir gemiye yönelik saldırıyı, Tahran ve onun müttefiklerinin çatışmayı genişletme çabalarının işareti olarak değerlendirdi ve İslam Cumhuriyeti yetkililerinin bu karşılaşmada üstün tarafın kendileri olduğunu düşündüğünü söyledi.