🔶 Körfez İşbirliği Konseyi’nde Hürmüz Boğazı krizine yönelik strateji konusunda ayrılık

Amerika’nın İran’a saldırı düzenlemediği iki gece; üstelik 13 gece art arda bombardımanın ardından ve İran’ın birkaç gün süren karşılık amaçlı saldırılarının ardından. Bu durum, bir ölçüde Körfez ülkelerinin endişesini hafifletmiştir. Ancak Politico’nun haberine göre, bu ülkelerin krizi sona erdirmek ve Hürmüz Boğazı’nı yeniden açmak için ortak bir yol bulma çabaları, İran savaşının başlamasıyla birlikte şiddetlenen köklü rekabetler ve anlaşmazlıklarla karşı karşıya.

Suudi Arabistan, Birleşik Arap Emirlikleri, Bahreyn, Kuveyt, Umman ve Katarın hepsi ortak bir hedefe sahip: Hürmüz Boğazı’nın açık kalmasını sağlamak.

Fakat asıl anlaşmazlık, bu hedefe nasıl ulaşılacağı konusunda. Bazı hükümetler Tahran’a daha fazla baskı uygulanmasını isterken, bazıları ise önceliği deniz taşımacılığını yeniden işler hâle getirmek ve gerilimi azaltmak olarak görüyor.

Bu farklılıklar ekonomik ve stratejik çıkarların farklı olmasından kaynaklanıyor; örneğin hangi ülkelerin enerji ihracatının bir kısmını alternatif güzergâhlardan yapabildiği, İran saldırılarının daha çok hangi altyapıları hedef alma riski taşıdığı ve krizden hangi ekonomilerin en fazla zarar gördüğü.

Körfez İşbirliği Konseyi 1981 yılında, İran-Irak Savaşı’nın ortasında kuruldu. Bu dönemde de üyeleri arasındaki anlaşmazlıklar mevcut olsa da, İran krizi onları daha görünür hâle getirdi.

ABD Dışişleri Bakanlığı’nın ilk Trump hükümetindeki Ortadoğu işlerinden sorumlu eski yetkilisi David Schenker, Politico’ya yaptığı açıklamada savaşın Körfez’deki mevcut anlaşmazlıkları şiddetlendirdiğini söyledi.

Gerilimin bariz göstergelerinden biri, Birleşik Arap Emirlikleri’nin Nisan ayında OPEC’ten çıkmasıydı; bir Arap diplomatın aktardığına göre bu adım, özellikle Suudi Arabistan başta olmak üzere diğer ülkelerin öfkesine yol açtı.

Bu diplomat şunları söyledi: “Körfez artık eskisi gibi olmayacak. Körfez İşbirliği Konseyi işlevsiz.”