İsrail’in Güney Lübnan’a ve stratejik el-Ali’ el-Tahir yüksekliklerine saldırıları, İslam Cumhuriyeti’nin İslamabad Mutabakatı’nda Lübnan’ın toprak bütünlüğünü güvence altına alma taahhüdüyle ilgili soruları gündeme getiriyor. İsrail ordusu 3 Eylül’de bu yükseklikler üzerinde “operasyonel kontrol” elde ettiğini açıklad; ancak Hizbullah bu iddiayı tamamen doğrulamadı ya da tamamen reddetmedi.

Nabatya yakınlarında yer alan el-Ali’ el-Tahir, Hizbullah’ın stratejik mevzileri arasında sayılıyor. Raporlara göre İsrail’in hedefi, Hizbullah’ın ileri hatlarının operasyonel arka hattıyla bağlantısını kesmek ve askeri altyapıyı imha etmek.

İslam Cumhuriyeti, İslamabad Mutabakatı’nın ilk maddesinde Lübnan’ın yer aldığı gerekçesiyle İsrail saldırılarını bu anlaşmanın ihlali olarak görüyor; ancak şimdiye kadar el-Ali’ el-Tahir’deki gelişmelere karşı doğrudan bir askeri hamle yapmadı.

Reuters, Tahran’ın Umman üzerinden el-Ali’ el-Tahir’e yönelik geniş çaplı bir saldırı konusunda ABD’yi uyardığını bildirmişti. Aynı zamanda Ulusal Güvenlik Yüksek Konseyi sekreteri Muhsin Rızai, zımnen bazı bölgelerin İsrail’in eline geçtiğini söyledi ve Hürmüz Boğazı’nın dışında bir “yasaklı bölge” ilan edilmesinden söz etti; bu da Tahran’ın Lübnan’da yeni bir cephe açmaktan ziyade Körfez’e odaklandığına işaret ediyor.