İran İnsan Hakları Örgütü, Dey 1404 protestolarındaki 4200’den fazla kişinin öldüğüne ilişkin listeyi yayınladı

🔸İran İnsan Hakları Örgütü, Dey 1404’te yaşanan protestolara yapılan baskının en yeni raporunda, 4200’den fazla hayatını kaybeden kişinin listesini yayınladı ve bu listenin aylar süren veri toplama, kaynakların eşleştirilmesi, mağdurların kimliklerinin doğrulanması ve çok geniş bir belge setinin incelenmesi sonucunda hazırlandığını söyledi.

🔸26 Şehrever (Şehriver) Perşembe günü yayımlanan bu rapora göre tespit edilen ölümler arasında en az 420 kadın ve 18 yaş altı 281 kişi yer alıyor. Bu sayının 25’i de 14 yaşından küçüktü; kayda geçen en genç kurbanın yaşı dört buçuk aylıktı.

🔸İran İnsan Hakları Örgütü, 4200’ün üzerindeki rakamın kimliklerini kanıtlayabildiği ölüm sayısının en azı olduğunu ve kurbanların nihai sayısı olmadığını vurguladı.

🔸Örgüt; kitlesel internetin kesilmesi ve iletişimin durdurulmasının, aileler üzerindeki baskının ve hastanelere ile adli tıp kurumlarına erişimdeki kısıtlamaların, baskının tüm boyutlarının netleşmesinin önündeki açık engeller olduğunu belirtti.

🔸İslam Cumhuriyeti daha önce Dey 1404 protestolarındaki hayatını kaybedenlerin sayısını 3117 kişi olarak açıklamıştı.

🔸İran İnsan Hakları Örgütü ise yeni raporunda yaptığı incelemelerin, yönetimin resmî listesinin de tamamen eksiksiz olmadığını gösterdiğini söylüyor; örneğin bazı ilçe belediyelerinin (valiliklerin) resmî listelerinde yer alan en az 27 kişinin adı ve ayrıca hükümet yanlısı medya tarafından yayımlanan 20 kişinin adı Cumhurbaşkanlığı Ofisi listesinin içinde bulunmuyor.

🔸İslam Cumhuriyeti yetkilileri, şiddetin büyük bölümünün sorumluluğu ile protestocuların öldürülmesini defalarca “terör unsurlarına” ve ABD ile İsrail’in müdahalesine bağladığını söyledi.

🔸Daha sonra 40 günlük savaş sırasında hayatını kaybeden Ulusal Güvenlik Yüksek Konseyi eski sekreteri Ali Laricani, 19 Dey’in akşamında, ülke genelinde internet kesintisi yaşanırken ve farklı şehirlerde güvenlik güçlerinin ateş açtığına dair haberler yayılırken, protestoları “şehirde terör kaynaklı gerilimler” olarak nitelendirdi ve silahlı güçlerin “bela/olayı sonlandırmak” için harekete geçtiğini söyledi.

🔸Mesud Pezeşkiyan ve Abbas Irakçi de sonraki günlerde benzer anlatımlar gündeme getirdi ve protestocuların eylemlerini “DAEŞ” adlı grup yöntemlerine benzetti.

🔸Bu hükümet anlatısı, o zamandan itibaren tanıkların doğrudan gözlemleri ve insan hakları kurumlarının bulgularıyla çelişiyordu. Uluslararası Af Örgütü, onaylanmış videolara ve doğrudan tanıkların ifadelerine dayanarak, Devrim Muhafızları, Besiç, FERAJA ve sivil giyimli görevlilerin sokaklardan ve binaların çatı katlarından protestoculara ateş ettiğini ve çok sayıda olayda kişilerin baş ve üst bölgesini hedef aldığını bildirdi.

🔸Raporun tamamını Radio Farda’nın web sitesinde okuyun.