🔶 İran için akaryakıta yeniden zam yapmak neden riskli?

🔻 Amir Sultan-Zade’den bir rapor

İran, bir kez daha en hassas ekonomik ve toplumsal kararlarından birine yaklaşmaktadır: benzin fiyatında değişiklik. Hükümet, iç yakıt üretimi ile iç tüketim arasındaki giderek büyüyen uçurumla karşı karşıya. Devlet sözcüsü Fatemeh Mihadjerani, bu alandaki adımın “kesin ve kaçınılmaz” olduğunu söyledi; ancak bunun hangi yoldan yapılacağı henüz net değil: yeni bir kademeli (sübvansiyon) uygulaması üzerinden mi, fiyat artışı yoluyla mı yoksa ikisinin bir kombinasyonu şeklinde mi.

İran medyası, benzin üçüncü kademesinin ve en yüksek fiyatın, her litre için 10 bin تومان seviyesine çıkabileceğini bildirdi. Bu rakam ise henüz resmi olarak doğrulanmış değil.

İran’da benzin hiçbir zaman sadece ekonomik bir mesele olmadı. Yakıt fiyatlarındaki son ani ve kapsamlı artış, 1398 (2019) yılının Aban ayında tüm ülke çapında protestolara ve İslam Cumhuriyeti tarihinde en kanlı baskı hareketlerinden birine yol açtı.

Bu sefer de hükümet daha karmaşık bir sorunla karşı karşıya. İran, yakın tarihli savaşın öncesinde bile benzin tüketiminde iç üretim miktarını aşmıştı. Yakıt altyapısına verilen zararlar ve ithalat kısıtları, bu dengesizliğin yönetimini daha da zor ve daha maliyetli hale getirdi.

Benzin üçüncü kademesinin 10 bin تومان olabileceğine ilişkin haberler endişe yaratmış durumda; ancak hükümet, daha fazla sürücünün yine mevcut kotalar kapsamında kalacağını söylüyor. Resmi anlatıya göre, en az yüzde 70 oranında özel otomobil sahipleri, yakıtı kendilerine ayrılan sübvansiyon kotalarının üzerindeki miktarda tüketmiyor. Dolayısıyla daha yüksek oran, esas olarak ayda yaklaşık 110 litrenin üzerinde tüketen sürücüleri kapsayacaktır.

Eleştirmenler ise ikna olmuş değil. Onlar, yalnızca yeni fiyata odaklanmanın, özellikle ulaşım maliyetleri olmak üzere yakıt fiyatının tüm ekonomiye yapacağı geniş çaplı etkiyi görmezden geldiğini söylüyor.