İran’da İnsan Hakları için Dayanışma Ağı, 1987’nin yaz aylarında yapılan idamların seksen sekizinci yıl dönümünde, İslam Cumhuriyeti’nin baskı kurma modelinin devam ettiğini ve mevcut idam dalgasının, protestoların bastırılmasının ve idam kararlarının verilmesinin, aynı “hükümetin korku yoluyla yürütülmesi” politikasının uzantısı olduğunu söyledi.
Bu bildiride, son yıllardaki protestoların bastırılması, idam hükümleri ve Devrim Mahkemeleri’ndeki yargılama sürecinin 60’lı yılların politikalarının devamı olarak nitelendirildiği; 1987’nin yaz aylarında yapılan idamların azmettiricileri ve failleri ile mevcut baskıların soruşturulması için uluslararası mahkemelerde hesap sorulmasının gerekliliğine vurgu yapıldığı belirtildi.
İmza atanlar ayrıca toplu mezarlar hakkında gerçeğin ortaya çıkarılmasını, mazlum aileler üzerindeki baskının sona erdirilmesini ve adaletin tecelli etmesini istediler. İşlenen insanlığa karşı suçların faillerinin takibini engelleyecek hiçbir siyasi, ekonomik ya da diplomatik gerekçenin olmaması gerektiğini vurguladılar.
Bildirinin sonunda, bazı İranlı insan hakları ve siyasi kuruluşları ile kurumlar, bu idamların belgelenmesine yönelik çabaların sürdürülmesi ve uluslararası platformlarda mazlumların hakkının aranmasının takip edilmesi konusunda vurgu yaptılar.



Yorumlar
En iyi yorumlar