— İran Dışişleri Bakanlığı Sözcüsü İsmail Bagiyei:

İran’a karşı ABD’nin yeni ekonomik yaptırımlarının ilan edilmesi, “bir ülkeye karşı yasadışı ekonomik savaşın” sürdürülmesinden çok daha öte bir anlama gelmektedir. Bu adım, Birleşmiş Milletler’in bağımsız üyesi olan her bir ülke üzerinde “uluslararası üstü” bir egemenlik iddiasını içermektedir.

Hiçbir ülke, her biri kendi egemenlik yetkisi altında bulunan yabancı bankaları, şirketleri ya da havaalanlarını—üçüncü bir ülkeyle yasal ticaret yapmaktan vazgeçmeye—hukuken zorlayamaz.

Bu tür ikincil yaptırımların uluslararası hukukta herhangi bir dayanağı yoktur. Birleşmiş Milletler Şartı’nın 1(a) maddesinde yer alan egemen eşitlik ilkesini ihlal ederler ve Uluslararası Adalet Divanı’nın Nikaragua davasında onayladığı müdahaleye ilişkin örfî yasağıyla çelişirler. Yasal politika tercihlerinin değiştirilmesini hedefleyen ekonomik baskı, tamamen yanlış bir uluslararası eylemden başka bir şey değildir.

Bu talepler, askeri bir istilaya denk olan deniz ablukasıyla birleştirildiğinde, diğer tüm ülkelerin egemenliğini başka bir gücün arzusuna göre geçici, şartlı ve geri alınabilir bir şeye indirger. İtaat, hiçbir bağışıklık ya da saygı kazandırmaz; yalnızca bir ülkenin bankalarının, şirketlerinin ve havaalanlarının yalnızca yabancı izinle faaliyet gösterdiğini kabul eder.

Nihai sonuç, egemenliğin Birleşmiş Milletler’e dayalı uluslar arası sistemin temeli olarak tamamen aşınması ve tüm yönleriyle klasik sömürgeciliğe felaket boyutunda geri dönüş için bir formül olacaktır.