🔸 Irak’ta silahsızlandırma için son tarih; Kaani Bağdat’ta ne arıyor?
🔻Sara M. Gividi’den bir rapor
İsmail Kaani, İran Devrim Muhafızları Ordusu’na bağlı Kudüs Gücü komutanı, 30 Eylül (8 Mehr) tarihinde, Irak devletinin yetkili kurumları dışındaki tüm silahların kontrol altına alınmasına ilişkin son tarihi yaklaşırken, Bağdat’a gitti.
Kürt24 sitesine konuşan bilgili bir kaynak, Kaani’nin üst düzey askeri ve güvenlikten sorumlu bir heyete başkanlık ettiğini ve şimdiye kadar Bedir Örgütü lideri Hadi el-Amiri gibi isimlerle görüşmeler yaptığını belirtti.
Kaani’nin müzakerelerinin iki ana eksen etrafında yoğunlaştığı ifade edildi: “Iraklı silahlı grupların silahlarının akıbeti” ve “Hürmüz Boğazı üzerinden Irak’ın petrol ihracatına ilişkin düzenlemeler”.
Bu önceden duyurulmamış ziyaret, Irak’ın hassas bir siyasi dönemeç noktasında gerçekleşti. Irak hükümeti, güçlü silahlı grupların durumunu netleştirmeye çalışırken, aynı zamanda bölgesel gerilimlerin Irak topraklarına sıçramasının önüne geçmeye de çabalıyor.
Konuyu şimdi Bağdat’ın en zor siyasi ve güvenlik meselelerinden birine dönüştüren bu gelişme, son olarak Irak hükümetinin sözcüsü Hayder el-Abbûdî’nin “Devletin çerçevesi dışındaki silahları hiçbir kurum ya da kuruluşun kontrol etmemesi gerekir” açıklamasıyla birlikte gündeme geldi. Sözcü ayrıca, “resmi güvenlik kurumlarının dışındaki etkin silahlı grupların devletin yetkisi çatısı altına geri dönmesi” çağrısında bulundu.
Buna rağmen Iraklı silahlı gruplar, cephanelerini teslim etme ya da resmileştirme şekli konusunda hâlâ görüş ayrılığı yaşıyor. Bazı gruplar, devletin resmî çerçevesi içinde yer alma yönünde eğilim gösterirken; Katâib Hizbullah, Hareket en-Nüceba ve Katâib Seyyid eş-Şühedâ gibi diğer gruplar, her türlü “silahsızlandırmayı” Irak’taki tüm yabancı güçlerin tamamen çekilmesine bağlıyor.
Öte yandan, yönetici koalisyon daha önce “Bu son tarihten sonra devlet kurumları dışında silahlı faaliyetlerde bulunulması, terörizm olarak değerlendirilebilir” uyarısında bulunmuştu.
Kaani’nin ziyareti, bu son tarih yaklaştıkça ve Irak, Suudi Arabistan ile İran’ın müttefiki olan silahlı gruplar arasındaki gerilimin tırmanmasının ardından gerçekleşti; bu da sürecin önemini daha da artırdı.
Ancak Iraklı silahlı grupların bu sürece yönelik tepkisini yalnızca Tahran’la ilişkileri ya da Lübnan Hizbullah’ının modeli üzerinden açıklamak mümkün değil.
Mehrdad Ferhmand, İran Dosya Farsi görüşmesiyle Deutsche Welle Farsi’ye konuşurken, Iraklı silahlı gruplar ile Lübnan Hizbullah’ı arasındaki farklara işaret ederek, “Irak’ta silahsızlandırma konusu, Hizbullah’tan çok daha karmaşık” diyor.
Deutsche Welle Farsi’nin web sitesinde raporun tamamını okuyun.



Yorumlar
En iyi yorumlar