🔸 Almanya Sosyal Demokrat Partisi’nin “aile birleşimi” düzenlemelerine yönelik eleştirisi

Almanya’da “kısıtlı iltica hakkı” bulunan kişilere aile bireylerinin katılımının askıya alınmasının üzerinden bir yıl geçtikten sonra Sosyal Demokrat Parti, sözde “zor ve istisnai” durumlara ilişkin getirilen düzenlemelerin fazla katı olduğunu belirterek bunları eleştirdi.

Raşa Nasr, Alman parlamentosundaki Sosyal Demokratlar fraksiyonunun göç işlerinden sorumlu sözcüsü, 9 Ağustos Pazar günü Almanya medya ağına yaptığı açıklamada, istatistiklerin bu düzenlemelerin “etkin olmadığını” gösterdiğini söyledi.

Çıkarılan vizelerin bu düzenlemelere dayanarak çok az sayıda olduğuna işaret eden Nasr, bu azlığın diğer başvuruların geçersiz olduğu anlamına gelmediğini söyledi. Nasr, durumu “kısıtlayıcı ve katı düzenlemeler” olarak nitelendirdi ve çocuklar ile ebeveynler arasındaki izin verilen ayrılık süresinin “kabul edilebilir ve aile odaklı” olmadığını değerlendirmedi.

Bu politikacı, eğer küçük bir çocuğun ebeveynlerinden beş yıl boyunca ayrılmasına izin verilecekse ve daha büyük bir çocuk için bu süre 10 yıla çıkacaksa, o zaman artık bunları “istisnai durum” olarak sayılabilecek pek fazla başka konu kalmayacağını söyledi.

Alman Sosyal Demokratlar’dan bu isim ayrıca, bir istisnai kabul edilmenin ön koşulu olarak “katlanılamaz” bireysel bir durumun ele alınması halinde, aynı anda çok sayıda insanı etkileyen Gazze gibi krizlerin fiilen göz ardı edileceğini belirtti.

Alman parlamentosu geçen yıl Haziran ayında, “kısıtlı iltica hakkı” bulunan kişilere aile bireylerinin katılımının iki yıl süreyle durdurulmasını kabul etmişti. Bu grubun mültecileri ağırlıkla, savaştan kaçıp Almanya’ya sığınan Suriyeli vatandaşlardı.

Almanya’daki yasalara göre “kısıtlı iltica hakkı” bulunan kişiler, siyasi iltica almak için gerekli kriterleri tam olarak karşılamasalar da, örneğin iç savaş nedeniyle, geri gönderilmeleri halinde hayatlarının veya özgürlüklerinin ciddi biçimde tehlikeye girmesi — toplu şiddet gibi — büyük ölçüde tehdit altında kalabilir.

Hukuki açıdan bu grup, kabul edilmiş mültecilerden daha zayıf bir konuma sahiptir ve bu nedenle bazı haklar, bunlar arasında aile birleşimi de, onlar için sınırlanmış ya da askıya alınmıştır.

Sözde “zor ve istisnai” hallerin kapsamına ilişkin yapılan değişiklik ise, ayrılmanın açıkça onlar için ciddi zarar veya katlanılamaz bir durum doğurması halinde, bu gruptaki mülteciler için aile bireylerinin katılımına sınırlı bir imkân tanımaktadır.

Hashtags: ["DW Farsi"]