🗣27 Şehrivar Cuma günü: Yaşam koşullarınız ve ekonomik kriz anlatınız

🔹Bir haftalık, üç seanslık bir kulüp üyeliği—fitness için—tek bir saatlik seans başı 900 bin تومانmış; şimdi fiyat artışı yapılması planlanıyor; oysa yılbaşından yılbaşına zam yapılmalı.

🔹İngilizce dil kursundaki grup dersi ücreti 600 bin تومانdan 700 bin تومان olmuş. Her ders 1 saat 15 dakikaymış ve haftada iki kez düzenleniyor. Yılın ortasında zam yapmak.

🔹Dün Karaj’da iki motosikletli polis, 16 yaşındaki oğlumu şort giydiği için yakaladı ve yapabildikleri kadar onu dövdüler.

🔹Varamin’den: Eğitim ve öğretim bakanı, okulla ilgili hiçbir masraf görmediğini söylemiş; ama okul milyonluk ücret alıyor ve “almamız gerektiğini söylediler” diyor. Bu, tazı ile tavşan masalı oldu; adama “tazıya söyle” diyorlar, “tavşana da kaç” diyorlar.

🔹Ben Kuzey Horasan’ın Cooj (Bojnord) şehrindeki danışmanlık şirketi içindeki Gaz Şirketi’nin mühendis kadrosundan biriyim. Savaştan sonra Gaz Şirketi tüm projeleri iptal etti. Şimdi de üzerinden yedi ay geçmiş olmasına rağmen, hâlâ işsizlik sigortası sonuç vermedi. Üç çocuğumla kirada yaşıyorum; ne yapacağım?

🔹Özel ve tedavisi zor hastaların tedavi işlemleri, ilaç ve enjeksiyonları, onların aylık ve yıllık mali işlemlerine dahil ediliyor. Garip olan şu ki bu hastaların tedavi için aldıkları krediler ve borçlar bu mali konulara hesaba katılmıyor.

🔹Ev için peşinat ödedim; benim yarem (yardım/otonom) kesildi.

🔹Dün sigortayla doktora gittim; soğuk algınlığı ilaçlarını almak istedim, 500 bin تومان oldu. Üstelik ilaçlarımdan birini de almadım; çünkü çok daha pahalıya çıkacaktı.

🔹Sinir ilacı az bulundu ve pahalılaştı. On eczaneyi gezsen de bulamazsın; hangi fiyatı söylerlerse, mecburen ödemek zorunda kalırsın.

🔹Ben eczanede çalışıyorum. Savaştan bu yana tamamlayıcı sigortaların hiçbiri sigorta parasını eczaneye yatırmadı. Doktor da bizim maaşımızı ödemedi; birkaç aydır maaşsız çalışıyoruz.