11 Eylül, binlerce masum insanın hayatını alan acı bir felaketi hatırlatıyor. 25 yıl önce İranlı gençler ve halk, cesur bir davranışla Tahran’ın sokaklarında mumlar yakarak katliamın kurbanlarının aileleriyle dayanışmasını göstermiş ve İslami terörizmi ile aşırılıkçılığı kararlılıkla kınamıştı.
İran halkı, bu yıkıcı ideolojinin dünyanın karşısına çıkardığı tehlikelere ilişkin uyarıyı yapan ilk kişilerdi.
İran içinde yıllar boyunca süren kanlı baskılar; 18 ve 19 Dey’de vatanın en iyi evlatlarının işlenen suç ve katliamı da dahil olmak üzere, gözaltıdaki tutukluların idam edilmesi ve işkence görmesi; yıllardır insan onurunu hedef alan, yıkıcı ve insanlık dışı aynı ideolojinin bir devamıydı.
Bugün, 11 Eylül’ün kurbanlarının anısını anarken, bir kez daha İran milletinin şiddetin mağdurlarının hep yanında durduğunu ve kalbi bu ideolojinin sadece zâlim rejimin çürümüş kalıntılarının ve onun uşaklarının devrilmesiyle sona erecek olan terörsüz ve aşırılıkçılıktan arınmış bir dünyayı istediğini hatırlatıyoruz; İran’ın özgürlüğü de dünyaya barış ve güven getirecek.


Yorumlar
En iyi yorumlar