Hamaney’in cenazesi, İslam Cumhuriyeti’nin yaralı gücünü yeniden inşa etmesi için bir sahne Nayme Doostdar: Ali Hamaney’in öldürülmesinin üzerinden dört ay geçtikten sonra İslam Cumhuriyeti, onun cenazesini devlet eliyle yapılan büyük ölçekli yas, dinî ritüel ve güç gösterisine dönüştürdü; diktatörün aşağılayıcı ölümünün, şehadet, otorite ve sistemin devamı anlatısına çevrilmesi için yapılan bir girişim. Ali Hamaney’in cenazesi, ölmüş bir lider için bir veda töreninden çok, İslam Cumhuriyeti’nin yaralı gücünü yeniden inşa etmeye yönelik bir sahnedir. İktidar yapısının kalbinde ve ailesinden bazı üyeleriyle birlikte, savaşın ilk darbesinde lideri öldürülen bir rejim, şimdi tabut, bayraklar, ağıtlar, örgütlü kalabalık ve şehadet dili aracılığıyla yenilgiyi yüzünün değiştirmeye çalışmaktadır. Hamaney’in gerçek bedeninin tabutta olup olmaması önemli değildir; bu belirsizliğin bizzat kendisi, İslam Cumhuriyeti’nin yeni durumunun bir parçasıdır: gerçeği saklayan, ölümü yöneten ve şeffaflık eksikliğini siyasî bir ayine dönüştüren bir yönetim. Böyle bir durumda tabut, bir cesedin taşıyıcısı olmanın ötesinde bir mesaj taşır: sistem, hâlâ olayları sahneleyebilme, kalabalıkları seferber etme ve bir anlatı üretme gücüne sahip olduğunu göstermek istiyor.